27 Haziran 2012 Çarşamba

AYASOFYA ÜÇ YÜZLÜ ÇEŞMESİ

MEHMET TALAT PAŞA KONAĞI


Mehmed Talat Paşa 1874, Kırcaali - 15 Mart 1921, Berlin), İttihat ve Terakki kurucularından ve önde gelen liderlerindendir. Posta ve telgraf nazırlığı, milletvekilliği, dahiliye nazırlığı ve 1917'de sadrazamlık yapmıştır. 1909 yılında kurulan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locasının ilk büyük üstadı olarak 1 yıl görev yapmıştır.[1][2]

I. Dünya Savaşı sırasında Ermenileri sürgün etmek için Tehcir Kanununun çıkarılmasınında etkin rol oynamıştır. Bolşevik Devriminin gerçekleşmesiyle savaştan çekilen Rusya ile 3 Mart 1918'de imzalanan Brest Litovsk Barış Antlaşması'na Osmanlı Devleti temsilcisi olarak imza atan Talat Paşa'nın çabaları neticesinde Rusya, 1878'de 93 Harbi sırasında işgal ederek aldığı tüm toprakları (Ardahan, Kars, Artvin ve Batum) Osmanlı Devleti'ne geri vermiştir.

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan yenilgi ile ayrılacağı görülünce İttihat ve Terakki'nin bir kısım ileri gelenleri ile birlikte 1918 yılında ülkeyi terk etmiş, 15 Mart 1921 tarihinde, Berlin'de bir Ermeni komitacı Sogomon Tehliryan tarafından suikast’ e  uğrayarak yaşamını yitirmiştir. Suikastçı, Alman Mahkemesinde 1,5 günlük bir yargılama sonrasında beraat etmiştir.

Mehmet Talat Paşa'nın mezarı, 1943 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararı ile Türkiye'ye taşınmış ve Abide-i Hürriyet şehitliğine gömülmüştür.

Geldiği yeri unutmayıp bu mütevazı konakta yaşamıştır.

ABUD EFENDİ KONAĞI


Bina 4 ana ve bir çatı katından ibaret olup 1. kattan yandaki iki katlı hamam binasına bağlıdır. Şam Eşrafından olan Abud Efendi'nin Topkapı Sarayı'na yakın bu binada konuklarını ağırladığı bilinmektedir. Bu dönemde konağa 3 masura (parmak) içme suyu bağlanmıştır. 

Binanın altına 1939'da Türkiye'nin ilk kadın ve erkeğin birlikte sinema izlediği kapalı sinema olan Alemdar Sineması kurulmuştur. 

HİPODROMUN ÇEVRESİNDEKİ YAPILAR


·        Tapu Dairesi

·        İbrahim Paşa Sarayı

·        Çukur Çeşmeler

·        Cumhuriyet Müzesi (Maramara Ün. Rektörlüğü)

·        Recep Peker’in Evi

·        Obeliks –Dikilitaş-

·        Örme Sütun

·        Yılanlı Sütun

·        Sultanahmet Cami

·        Alman Çeşmesi

·        Firuz Ağa Cami

24 Haziran 2012 Pazar

TOPKAPI SARAYI HAREM SERGİSİ


Topkapı Sarayı’nın İkinci avlusunda Has ahırlar bölümünde sergilenmektedir.



Serginin bölümleri ;


·         Karaağalar ve Darüssaade Ağalarının eşyaları.
·         Asa
·         Mühür
·         Tütün Çubuğu
·         Pabuç 17.yy
·         Padişah portreleri
Darüssaade ağası & Kızlar ağası  :  Sadrazam ve şeyhülislamdan sonra en yetkili kişiydi.  Hadım edilmiş zencilerden seçilirlerdi. Padişahla Valide sultan arasındaki haberleşmeyi sağlamakla beraber haremdeki işlerden sorumluydu

                                                       KIZLARAĞASI BEŞİR AĞA CAMİ

    Cariyeler ile ilgili ;
    ·        Evrak çantası
    ·        Asa
    ·        Kalfaların mühürleri
    ·        Cariyelerin isim ve yevmiyelerinin tutulduğu defter.
    ·        Parfüm şişeşeri
    ·        Kama
    ·        İşlemeli tokalı kemer
    ·        Ayna
    ·        Tarak
    ·        El şamdanı
    ·        Sandık
    ·        Ziynet eşyaları
    ·        Fatma sultan’ın babası Yavuz Sultan Selim’e mektubu
    ·        Hürrem sultan ile Mihribah sultanın portreleri
    ·        Yelpaze

    ·        Bezmere hanım2ın terzi defteri
    ·        İşlemeli bohça
    ·        Hokka takımı
    ·        Gümüş makas
    ·        Gümüş Kahve stili ve ibriği
    ·        Kese
    ·        İpek entari
    Şehzadeler ile ilgili ;
    ·        Sünnet usturaları ve ustura kesesi
    ·        Cüz kesesi
    ·        Şehzade kaftanları
    ·        Sedef doğum iskemlesi (öreke)
    ·        Veladet-i Hümayun defteri (padişah çocuklarının doğumunda yapılan masraflarının yazıldığı defter.)
    ·        Sedefli beşik
    ·        Yorgan
    Çeşitli eşyalar ;
    ·        Gümüş çiçeklik
    ·        Nargile
    ·        Gümüş kuş kafesi
    ·        Gümüş mangal
    ·        Altın şamdan
    ·        Müzik defteri
    ·        Havluluk
    ·        Hamam tası
    ·        Gümüş nalın
    ·        A t mezar taşı
    ·        Belleme
    ·        Çocuk at takımı



18 Haziran 2012 Pazartesi

İSHAK PAŞA CAMİ VE HAMAMI


Topkapı Sarayı’nın Ayasofya tarafından giriş olan Bab-ı Humayun (saltanat kapsı) kapısından  sur-i sultani tarafından Cankurtaran –Ahırkapı’ya  inen ishak paşa caddesinde  sağ köşede İshak paşa cami ve karşı köşesinde hamamı bulunur.  Hamam günümüzde harap ve adete bir mezbele durumunda.
                                                             
                                                             İSHAK PAŞA CAMİ BAHÇESİ


                                                    İSHAK PAŞA HAMAMI

CANKURTARAN - AHIRKAPI


Sultanahmet’te herkes turist. Turist olmasanız bile  etrafa inceleyerek baktığınızda ister istemez merak duygunuz uyanmakta ve o öğrenme duygusu sizi ister istemez bir seyyah ruhuna büründürmekte. İster her gün gidin , ister ayda bir ,ister yılda bir defa  ne kadar gezerseniz gezin Sultanahmet ve civarındaki tarihi yerlerin gezilmesi tamamlanamıyor.
Hep bir yerler bir sonraki gezi için referans kalıyor. Artık tamam her yeri gördüm ve bilgi sahibi oldum dediğiniz anda başınızı çevirdiğinizde kıyıda kalan bir tarihi yer muhakkak gözünüze ilişip burayı nasıl görmemişim hay Allah burası da ne diyerek insan kendini   tekrar araştırma  ve bilgi edinme  serüveninin içinde buluyor. 

Onun için size tavsiyem profesyonel olmasa da küçük bir fotoğraf makinesini çantanızdan ayırmayın derim.  Karşınıza ne zaman ne çıkacağı hiç belli olmuyor çünkü. Bir bakmışsınız mehter takımı, bir bakmışsınız armada otelin nostaljik gelin arabası karşınıza çıkabiliyor.
                                                           SUR-İ SULTANİ

                                                                İSHAK PAŞA CAMİ
                                                            İSHAK PAŞA HAMAMI
Topkapı Saray’ını çeviren sur-i sultaniyi takip edip  Arnavut kaldırımlı yoldan sahile inerken sağ  köşe başında yıllara meydan okuyan  İshak paşa cami  ve hamamı yer alır. Tarihi atmosfer de yolumuza devam ederken  rivayete göre adını İstanbul’un fethi sırasında çok can kurtarmış olan Fatih Sultan Mehmet’in topçu başı olan Seyyit Hasan Ağa’nın lakabından almış olan cankurtarana geçtiğimizde  tren istasyonu bizi karşılamaktadır. 


Meydanın sağ köşesinde ihtişamıyla duran Taş konak ve hemen yanındaki çeşme ile Türk sinemasının  kötü karakter oyuncularından rahmetli Erol Taşı’ın yıllarca işlettiği ve şuan EROL TAŞ KÜLTÜR MERKEZİ olarak hizmete devam  eden kahvesi yer almaktadır. Çevredeki tarihi evler tüm güzellikleriyle sokağa girenleri adeta selamlamaktadır. Kültür merkezinin tam karşısında mahallenin muhtarlığı bulunmaktadır.
                                                           CANKURTARAN MEYDANI

                                                              EROL TAŞIN KAHVESİ




Armada otel’in burada faaliyete geçmesinden sonra semtin çehresinin değişip gelişmesinde , hıdrellez şenlikleriyle semtin tanınıp canlanmasında otel sahibi Kasın bey’in çok katkısının  olduğu bilinmektedir.  Ayrıca burada oturan ahırkapılı müzisyenler kurdukları orkestralarıyla  eski adıyla Eminönü şimdiki Fatih Belediyesi’nin bünyesinde müzik hayatlarına devam etmektedirler.


                                                                      AKBIYIK CAMİ

Yolumuza devam ettiğimizde Dede efendi evi ,Akbıyık mescidi, meydan çeşmesi ve şuan kapalı ve harap durumda olan hama bizi karşılar.
                                                              DEDE EFENDİ EVİ

Bir kurban bayramı arifesinde doğup yine bir kurban arifesinde vefat eden ünlü bestekârımızın İstanbul’daki evi bugün müze halinde kullanılmaktadır. Sultanahmet Cankurtaran’da Ahır-kapı’ya doğru giderken Hamamizade İsmail Dede Efendi’nin tarihi evi . ismail Dede Efendi 1825–1846 yılları arasında bu evde yaşamıştır.


MEYDAN ÇEŞMESİ

AKBIYIK MESCİDİ: Akbıyık Muhittin Efendi tarafından yaptırılmıştır. Muhittin efendinin mezarı caminin yanındadır. Akbıyık camisi İstanbul’un kıbleye en yakın camisidir. Onun için İmam-ül –mescaid =mescitlerin imamı diye anıldığı bilinmektedir.
Topkapı Sarayı’nın ahırlarının burada bulunması nedeniyle Ahırkapı olarak adlandırılan semt deniz tarafından Bizans döneminde protokol sarayı olarak kullanılan  Manganai Sarayı ile yine aynı deniz tarafından devam edilip Çatladıkapı mevkiinde  Bizans sahil sarayı olan Bukoleon Sarayının kalıntıları  ile çevrilidir.
Bukoleon Saray Kalıntıları

Semtin deniz kısmında Otluk kapısı mevkiinde bir burç üzerinde Ahırkapı Feneri bulunur.  1755 yılında 3. Osman tarafından ahşaptan yaptırılmış olan fener geçirdiği yangınlardan sonra 1857 yılında Abdülmecit tarafından taştan malzemeden yeniden yaptırılmıştır. 40 metre uzunluğundadır.
Ahırkapı’ dan yolunuza devam ederseniz daha önceki yazılarımda paylaştığım küçük Ayasofya ve medresesine ulaşırısınız. Yada yukarı doğru çıkıldığında yol sizi Arasta bölgesine  ve mozaik müzesine ulaştırır. Şayet yorulduysanız geziye ara verip dinlenmek isterseniz benim ve ahırkapılı dostlarımın favori mekanı olan belediye tesisinin bahçesinde soluklana bilirsiniz.  Kim bilir  belki siz soluklanırken ben ve dostlarım pembe,Pervin ve tuğçe bahçenin bir köşesinde her zamanki gibi kahvemizi  içip falımıza bakıyor olacağızdırJ
 Başka bir gezi serüveninde görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın…..

NOT: RESİMLER BANA AİTTİR.

Tren istasyonun altındaki geçitten geçilince sol tarafta belediyenin Cankurtaran tesisleri yer alırken sağ tarafta İstanbul’un fethi sırasında şehit olan Ali Baba’nın  türbe si bulunmaktadır. Buradan yavaş  yavaş Ahırkapı’ ya giriş yapmaya başlanır.
                                                  BELEDİYE TESİSİN BAHÇESİ

                                                       ALİ BABA TÜR BESİ

Arnavut kaldırımlı sokaklardan geçilip Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'nın 16. yüzyılda leventleri için yaptırdığı ve daha sonra yanan binanın arsasına yapılan sıra evlerin yerine inşa edilen Armada otelin yanındaki sokağa girerseniz  genellikle iki  katlı ahşap ama muhakkak badanalı tarihi evleri ve günümüzde unutulan komşuluğun  ve sıcak dostluğun yaşandığı mahalleyi görürsünüz.  



                                                                       SAHİLDEN GİRİŞ KAPISI
                                                     ARMADA  OTELİ

17 Haziran 2012 Pazar

HAMİDİYE SEBİLİ - I.ABDÜLHAMİD HAN SEBİL VE ÇEŞMELERİ

 1920'lerde Eminönü'de  4. Vakıf Han'ın yapımı nedeniyle buraya taşınmıştır. Hemen üst tarafında ise Osmanlı Araştırmaları Vakfı bulunmaktadır.

ZEYNEP SULTAN CAMİ


Gülhane parkının karşısında bulunan cami 1769 yılında III. Ahmed'in kızı Zeynep Âsime Sultan tarafından yaptırılmıştır. Caminin arka tarafında mektep ve bahçesinde  Alemdar Mustafa Paşa’ nın mezarı ile Zeynep sultan ve eşi  Melek Mehmet Paşa’nın mezarlarda buradadır.

ÇORLULU ALİ PAŞA MEDRESESİ


Çeşitli turistik hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar ve  küçük ama popüler bir nargile ve çaybahçesi vardır.


Çorlulu Ali Paşa 1670 yılında, Çorlu’da doğar. Bir çiftçi ailesinin oğludur. Ailesi, O’nu Kapıcıbaşı Türkmen Kara Bayram Ağa’ya duydukları sevgiden mi, minnetten mi yoksa korkudan mı bilinmez evlatlık olarak verir.

Kapıcıbaşı evlatlığı olarak önce Galata Sarayı’na, daha sonra Enderun-ı Hümayun’daki Seferli Koğuşu’na, buradan da Hane-i Hassa’ya yerleştirilir. Sonra memuriyete tayin edilir. Çorlulu Ali Paşa’nın başarıları çok geçmeden dikkat çekmeye başlar.

II. Mustafa’nın kızıyla evlenerek saraya damat olur. Çeşitli yerlerde vezirlik ve kaymakamlık görevleri yaptıktan sonra III. Ahmet’in sadrazamı olur. Devletin mali işleriyle ilgilenen, toplar döktürüp, askeri ocaklarda düzenlemelerde bulunan ve saray masraflarını kontrol altına almak isteyen Çorlulu Ali Paşa İsveç - Rus savaşı sırasında İsveç’i Ruslara karşı destekler. Amacı ilerde meydana gelebilecek Rus-Osmanlı savaşında yorgun düşmüş Rus ordusunu yenmektir.

Sultan Üçüncü Ahmet’in bu siyaseti onamaması ve bir süre sonra da Rusların savaşı kazanması üzerine Çorlulu Ali Paşa, gözden düşer ve Kefe’ye sürülür. Şeyhülislam Paşmakçı zade Seyyid Ali Efendi’nin fetvası ve Padişah’ın fermanı de ile idam edilir.

15 Haziran 2012 Cuma

ATATÜRK EVİ –İNKILAP MÜZESİ


Kendi öz vatanında esir yaşamaya mahkum olmanın büyük acısıyla beraber fakirlik ve yoksulluk içinde var olma çabası verip yeniden doğuşun yazıldığı bu evi gezerken farklı bir ruh hali kaplıyor insanı. 

Bu toprakların kolay kazanılmadığı her karış toprağının bedelinin kat be kat ödenerek elde edildiğini asla ve asla unutmamalı ve bu gerçeği unutanlara da bunu hatırlatmak bizlerin en asli görevi olmalıdır.

Vatanımız için duyarsız kalıp güzel yurdumuzu babasının mirası gibi hoyratça parçalamaya kalkanlara karşı ;  ‘’aman bana ne bana dokunmayan yılan bir yaşasın, ben kendi çıkarıma bakarım ‘’zihniyetine sahip kişilere paye vermemeli her ne pahasına olursa olsun bütünlüğümüze sahip çıkmalıyız.

Farklı zihniyette olanlar dan elbette ki farklı yaklaşımlar göreceğiz fakat bu ters tepkiler karşısında yelkenleri suya indirip havlu atmamalıyız. Çünkü bizler canını dişine takıp her şeyi göze alıp bu ülkeyi KENDİ KÜLLERİNDEN YENİDEN  YARATAN bir nesilden geldiğimizi hiçbir zaman UNUTMAMALIYIZ!

Lusy
15.06.2012


Küllerinden yeniden doğan bir ulusun   yaratılması için her türlü fedakarlığın sergilendiği, her olumsuz şartlara karşı dimdik ayakta durmasını bilen Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın  1335 senesinde vatan’ın  kurtuluşunu hazırladığı evin tarihçesi şöyle;
Atatürk Suriye Cephesinden ayrılarak 13 Kasım 1918 de İstanbul'a gelmiş ve Perapalas Otelinde bir daireye yerleşmişti. Bir kaç gün sonra bu otelden ayrılan Atatürk önce yakın dostu Salih Fransa’nın Beyoğlu'ndaki evinde misafir kalmış, sonra da Şişli'de Madam Kasabyan' ın üç katlı evini kiralamıştı.





 O günlerde annesi Zübeyde Hanımla kız kardeşi Makbule, Beşiktaş'ta Akaretler mahallesindeki bir evde oturuyorlardı. Atatürk, Şişli ye taşınınca annesi ve kız kardeşini de yanına almış, evin üçüncü katını onlara ayırmıştı. Kendisi orta katta oturuyor, bu katın arka bahçeye bakan odasını da yatak odası olarak kullanıyordu. Büyük salonu, toplantı odası olarak ayırmıştı. Alt katta ise yaveri bulunuyordu. Atatürk, İstanbul'un düşman işgali altında bulunduğu bu karanlık günlerde, evinde arkadaşlarıyla birlikte sık sık gizli toplantılar yapmış, 16 Mayıs 1919 tarihine yani Samsun'a hareketine kadar bu evde oturmuştur.

1.KATTA SERGİLENEN ESERLER:

·         Giysileri.

·         11927-1932 yılları arasındaki resimleri.

·         1921-1922 yılları arasındaki resimleri.

·         1933-1938 yılları arasındaki resimleri.

·         ABD Başkanı Roosevalt’in Atatürk’e hediye ettiği müzik dolabı.

·         Altın kaplama sigara tabakası.

·         29 Ekim 1923 Cumhuriyet’in ilanındaki resimleri.

·         Mecliste Saltanatın kaldırılması sırasında kullanılan kalemler -1 kasım 1922-

·         Büyük Nutkun ilk baskısı.

·         Gazi Mustafa Kelmal Paşa’nın adına Ankara’da hazırlanmış nüfus kağıdının orijinali.

·         Bir tutam saçı.

·         Müşir (Mareşal) üniforması.

·         Rugan çizmesi.

·         Termos.

·         Tabanca.

·         ve 2. İnönü Savaşlarından resimler.

·         Sivas kongresine ait resimler.

·         TBMM açılış resimleri 27 Aralık 1919

·         Erzurum Kongresinde çekilen resimelr. 23 Temmuz – 7 Ağustos 1919

·         Samsuna çıkış ve Amasya Tamimi resimleri  19 Mayıs 1919





2.KATTA SERGİLENEN ESERLER:

·         Atatürk portreleri

·         Madalyalar

·         Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul’a ilk gelişinde Belediye’de imzaladığı defter. 9 Temmuz 1927

·         Kartvizitleri

·         Mustafa Kemal’in Askerlikle ilgili kendi yazdığı eserler.

·         Anıtkabir’den getirilen toprak

·         Kahve fincanı

·         Takma dişi

·         Selanik’te doğduğu evin maketi 1881

·         Pullar