12 Haziran 2012 Salı

SÜLEYMANİYE CAMİ VE KÜLLİYESİ


Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’ a yaptırılan külliyeye 1550 yılında başlanılmış olup  1557 yılında ibadete açılmıştır. 7 yıl gibi uzun bir süre alan yapım aşamasında külliye ile ilgili pek çok rivayet mevcuttur. 



Caminin temelleri atıldıktan sonra, temelin iyice oturması ve sonradan bir çöküntü olmaması için, inşaata bir süre ara verildiği belirtiliyor.



Bundan dolayı ;

Ağır masraflar yüzünden caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı Tahmasp Han, inşaatın devamı için, kıymetli mal yüklü bir kervanı ve içi değerli taşlarla, mücevherlerle dolu bir kutuyla, bu hediyeleri göndermesinin sebebini açıklayan bir mektubu Kanunî’ye yollar.

Bu mektuba sinirlenen padişah, malları elçinin gözleri önünde bahşiş olarak dağıtır ve kutuyu Sinan’a vererek içindeki mücevherleri yapının taşlarına karıştırmasını buyurur.

Mimar Sinan, değerli mücevherleri minarelerden birinin taşları arasına maharetle yerleştirir. Güneş ışığında pırıl pırıl parladığı için bu minareye ‘Cevahir Minaresi’ adı verilir. Evliya Çelebi zamanla sıcaktan bozulduğunu ve taşların pırıltısının kaybolduğunu belirtir.





Süleymaniye’nin dört minaresi İstanbul’da yaşamış dört büyük hükümdarı; Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan Süleyman’ı ya da camiyi yaptıranın İstanbul’un fethinden sonraki dördüncü padişah olduğunu temsil eder.

İkinci rivayet ise;

Cami inşa edilirken, Sinan’ın mihrapta nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar ulaşır.

Kanunî, bu söylenenlere inanmak istemese de bir gün ansızın inşaata baskın yapar. Bakar ki, Sinan gerçekten mihrapta nargile tokurdatıyor.

“Mimarbaşı, camide nargile içilir mi, sen bu işi yapmazdın, nedir bunun hikmeti” diye sorar.

Sinan şöyle cevap verir: “Sultanım, dikkat edin nargilemde tömbeki, tütün yoktur. Sadece suyun fokurdamasından meydana gelen sesin cami içerisinde dağılımını kontrol ediyorum. Buradaki suyun sesi caminin her tarafına eşit yayılırsa, yarın burada Kuran okuyacak olan hocanın sesi de 60-70 metreye kadar toplanan cemaat tarafından duyulacaktır. İşte bu yüzden, akustiği kontrol ediyorum diye cevap verir.





Külliye  ;

Cami :



Daru’l –Kura : Hazire girişindeki türbedar odasının olduğu tahmin edilmekte.Cami, mescit gibi yerlerin hemen yanında yapılan kuran okuma yeri.

Mekteb-i Sıbyan ; Fakir öğrencilere eğitim vermek için kurulmuştur. Evvel (birinci) , Sani
 ( ikinci), Salis( üçüncü)  ve Rabi (dördüncü)

Çarşılar: Salis (üçüncü) ve Rabi(dördüncü) medreselerin altındaki yerlerdir. Külliyenin etrafındaki arastalar zamanla dökümcüler ve kuyumcular tarafından işgal edilmiştir.



Tıp Medresesi: Tiryaki çarşısının cephesini oluştur. Günümüzde çarşı dükkânlarının üzerindeki bir sıra hücresi kalmıştır.



Dar’ul –Şifa (BİMERHANE ) : Akıl hastalarının ney sesi ile tedavi edildiği yer.


İmaret : Matbah (mutfak) ve yemekhaneden oluşan imaret bunlara ek olarak bünyesinde kiler,fırın,un ve tuz ambarları barındırmaktaydı.



Darüz- Ziyafe;  İmaret olarak açılmıştır daha sonra Ziyafet salonu olarak kullanılmıştır. 1913 yılında Türk- İslam Eserleri Müzesi olarak ziyarete açılan bina, müzenin taşınmasından
sonra bir süre boş kalmıştır. 18 Ocak 1992’de Darüzziyafe Türk Mutfağı olarak hizmete açılmıştır
                                                 DARÜZZİYAFE'NİN BAHÇESİ
                                                 



BUĞDAY DEĞİRMEN TAŞI

GIDA DOLABI (BUZDOLABI )



Tabhane: Fakirlerin barındıkları yerler.


Kervansaray ve Ahırlar: İmaret ve tabhanenin altında yer alır.
Daru-l-Hadis : Hadis öğretilen yer. Caminin kıble tarafında bulunur.
Daru-l-Mülazimiye


Hamam: Dökmeciler çarşısında olduğu için dökmeciler hamamı da denir.  Süleymaniye hamamı olarak faaliyetine devam etmektedir.
     

                                                       
MimarSinan’ın Türbesi :

Kanuni Sultan Süleyman’ın türbesi ile Hürrem Sultan’ın Türbesi ve kabristandan oluşan hazireden ve avlu kapılarının üzerinde bulunan bekçi evlerinden  mevcuttur.

SÜLEYMANİYE KÜTÜPHANESİ

Gerçek anlamda ilk Süleymaniye kütüphanesi cami içinde sağ galerinin sütunları arasında parmaklıklı özel bir bölümde oluşturulmuştur.
Günümüzde ise külliyenin mektebi sıbyan , Evvel (birinci) , Sani ( ikinci) medreselerinde yer almaktadır. Türk İslam Kültürünün ana kaynaklarından olan yazma ve kıymetli matbu eserleri bünyesinde barındırmaktadır.


NOT:RESİMLER BANA AİTTİR.