24 Temmuz 2012 Salı

MASLAK KASIRLARI





Padişahların av ve dinlenme yeri olarak kullandıkları 170 dönümlük arazi üzerinde bulunan maslak kasırlarında Sultan II.Abdülhamid şehzadelik yıllarını burada geçirmiş olup , tahta çıkacağını da yine burada öğrenmiştir. Marangozluk konusunda çok iyi bir usta olduğu bilinen sultanın kendisinin yaptığı eşyalarda burada bulunmaktadır.
Günümüze kadar gelen yapılar Kasr-ı Hümâyûn, Mâbeyn-i Hümâyûn , Limonluk, Çadır Köşk , Paşa Dairesi ve Hamam.


KASR-I HUMAYUN

Padişaha ait olan bu bina bodrum kat  dahil toplam 3 kattan oluşur. Binadaki ikinci kata çıkan merdivenler çok enteresan ve gösterişlidir. Sultan II. Abdülhamit’in tasarlayıp yaptığı bilinmektedir. Tavan süslemeleri çok gösterişli olan binanın perdeleri ve koltuk döşemeleri hereke üretimidir. Porselenler ise Yıldız ürünüdür. Burada yine Sultan II.Abdülhamit’in kendi yaptığı ayna görünümündeki dolap en dikkat çekici eşyadır.







PAŞA DAİRESİ VE HAMAM
Kasr-ı humayu’un arka bahçesinde bulunan binadır.  Paşaların kaldığı bölümdür. Günümüze sadece hamam ve bir odası kalmıştır.




MABEYN HUMAYUN (SELAMLIK )



LİMONLUK









ÇADIR KÖŞKÜ


                                                                     KAFETARYA



22 Temmuz 2012 Pazar

IHLAMUR KASIRLARI


Beşiktaş’ın sırtlarında bulunan Tersâne Eminlerinden Hacı Hüseyin Ağa’ya ait olan ve bu yüzden “Hacı Hüseyin Bağları” adıyla tanınan yer de Abdülmecid’in (1839-1861) Osmanlı tahtına geçmesiyle birlikte, Ihlamur Kasırları’nın yapımına başlanmıştır.

Burada Merasim Köşk’ ile Padişahın ve hareminin kullandığı Maiyet köşkü bulunur. Maiyet Köşkü kışlık kafeterya olarak kullanılmaktadır. Kasrın harika bir bahçesi ve bahçesinde yazlık hizmet veren kafeteryası da mevcuttur. Bahçesinde tavşanlar, ördekler, ve tavus kuşu dolaşmaktadır. Saat 20:00 kadar açık olan kasrın bahçesi İstanbul’ da ki en güzel sakin parklardan biridir. Benden söylemesi:)




                                                                   MAİYE KÖŞKÜ



                                                        MERASİM KÖŞKÜ





BEYLERBEYİ SARAYI


İstanbul’da denize girme taraftarı olmadığım için bu bunaltıcı sıcak havaları hissetmeden gezilecek en güzel yerlerden birini tanıtmaya çalışacağım. Saray hakkındaki tüm bilgiler sarayda bizleri gezdiren rehberin anlattıklarından aklımda kalanlarla derlenmiş olan bilgilerdir. Sürçi lisan varsa af ola.:J
II. Mahmud (1808–1839) döneminde yapılan ahşap sarayın yanmasıyla Sultan Abdülaziz,
1863–1865 yılları arasında mevcut sarayı ve ek binaları yaptırmıştır.
Beylerbeyi Sarayı yazlık bir saraydır.Bundan dolayı sarayın hiçbir yerinde ısınma ile ilgili tertibat görülmemektedir. Saray deniz kenarında olduğundan rutubet ve neme karşı sarayın tüm yer döşemeleri hasırla kaplanmıştır.  Saray özellikle yabancı devlet misafirlerinin ağırlanmasında kullanılmıştır.

Sultan II. Abdülhamid de tahttan indirildikten sonra hayatının son altı yılını burada geçirmiş ve 1918 yılında bu sarayda vefat etmiştir.

Saray Tünel -Haremlik-Selamlık -Üst Bahçede Sarı Köşk, Mermer Köşk ve saltanat atlarını
barındırmak amacıyla inşa edilmiş Ahır Köşklerinden meydana gelmektedir. Ayrıca Haremlik ve Selamlık bahçelerinde Deniz Köşkleri bulunur

Sarayın ana kapısından ilk girişte sol tarafta tarihi bir çeşme bulunur. Buradan yola devam edildiğinde Tünel’e giriş yapılmaktadır.
                                                               GİRİŞTEKİ ÇEŞME

                                                                  TÜNELİN GİRİŞİ
                                                                   TÜNELİN İÇİ
                                                        TÜNELİN İÇİNDEKİ ÇEŞME

Tünel: Tünel, Sultan II. Mahmud tarafından 1829–1832 yılları arasında yaptırılmıştır. Tünel, 1973’e kadar Üsküdar’ı Beylerbeyi semtine bağlayan bir karayolu olarak kullanılmıştır. Günümüzde tünel, tarihi işlevinin yanı sıra çeşitli kültürel ve sanatsal etkinlikler için de kullanılmaktadır.


Tünelden sarayın bahçesine çıktığımızda sol taraftaki rampa bizi Mermer Köşk ,Sarı Köşk ile Ahır köşk’ünün ve büyük bir havuzun bulunduğu Üst bahçeye götürür.Bu köşkler restorasyon nedeniyle maalesef kapalı bulunmakta.

Mermer Köşk: 1829–1831 yılları arasında Sultan II. Mahmud tarafından av köşkü olarak yaptırılan, içinde havuz ve sebili de bulunan Mermer Köşk, ismini dış duvarlarının mermerden yapılmış olmasından almaktadır.

 Sarı Köşk: Mermer Köşk’ün yakınında yer alan Sarı Köşk’ün yeni sarayla birlikte inşa edildiği sanılmaktadır.





                                         SELAMLIK BAHÇESİNDEKİ DENİZ KÖŞKÜ

Bahçenin tam ortasında SELAMLIK olarak kullanılan büyük binanın girişi bizi karşılar. Girişin iki yanında aslan heykelleri bulunmakta. Saray rehber eşliğinde gruplar halinde gezilmekte ve rehber sade,anlaşılır bir dille akılda kalacak şekilde bilgi vermekte. Rehberlik  hizmeti ziyaretçilere ÜCRETSİZ olarak verilmektedir.

Saray 30 odadan oluşmaktadır. Yazlık bir saray olduğu için Sarayın yer döşemeleri  hasırlarla kaplıdır. Halılar ve perdeleri Hereke dokumaları  olup mobilyalar Fransızdır.

İlk girişteki soldaki oda BAŞ MABEYN ODASI’dır.  Bu odanın yanında VEZİRLERİN ODASI bulunmakta.  Buradaki holden Hünkar dairesinin (yani haremin )alt katı olan HAVUZLU SALON’ a geçilmekte. Salonda gösterişli avizeler, şamdanlar, koltuk takımları bulunmakta. Saraya elektrik 1912 yılında gelmiştir. Bu zamana kadar avizeler ve şamdanlar gaz ile çalıştırılmıştır.
Salonun tavanı da eşyalar kadar gösterişli ve muhteşem işçiliğe sahiptir. Tavanda gemi resimleri ve denizcilik figürleri kullanılmıştır. Salonda bulunan havuzun  ve çeşmenin  ferahlık versin diye yapıldığı bilinmektedir. Havuzun arkasında heykeli yapılan İlk ve Tek hükümdar olan Abdülaziz’in heykeli bulunmakta. Ayrıca müziğe ilgisi olan ,beste yapan hükümdarın piyanosu da bu salonda sergilenmektedir. 
Selamlık bölümünden sadece padişah’ın kullandığı koridoru kullanarak HAREM bölümüne geçildiğinde sadece hanımların kullandığı çok sade ve gösterişsiz olan  çay kahve salonu bulunur.  Yine Sultan Abdülhamit sürgün yıllarını eşiyle beraber bu kattaki odada geçirmiştir.
                                                HAREMİN DIŞTAN GÖRÜNÜŞÜ
Üst kat da ise ; bu sarayda yaşayan tek valide sultan olarak tarihe geçen  Valide Pertevniyal Sultan’ın yaşadığı bölüm bulunur. SEDEFLİ SALON  diye de anılmaktadır.  Odada bulunan sedefli eşyalardan dolayı bu isim verilmiştir.  Bu salonda da Altın yaldızlı koltuk takımları mevcuttur. Valide sultanın çalışma odası , wc, yatak odası ,misafir salonu ve hamamı da bu katta yer alır. Ayrıca valide sultan’ın  çok özel misafirlerini ağırladığı  KIRMIZI ODA’ da yine bu kattadır. Kullanılan eşyalarda kırmızı renk tercih edildiği için bu isimle anılmıştır.
 
Selamlığın üst katında olan (harem ) Hünkar dairesi’nin olduğu   (yani selamlıkta bulunan havuzlu salon’un üstü  )yerde bayramlaşmaların yapıldığı MAVİ SALON (bayramlaşma salonu ) bulunur. En büyük halı olma özelliğini taşıyan Tek pare hereke dokuması olan 140m2 lik bir halısı vardır.
Sultan Abdülzaziz’in yatak odası ve hamamı da yine bu kattadır.
Saraydaki tek parke döşemesi olan , en üst düzey ziyaretçilerin kabul edildiği PROTOKOL KABUL ODASI ile yan tarafta mescid olarak kullanılan oda bulunmaktadır. Bu katta sadece erkeklerin kullandıkları çay kahve odası da mescidin diğer köşesinde yer almaktadır. Yine
bu katta SONSUZ AYNALAR diye adlandırılan ve simetrik şekilde yerleştirilmiş aynalar bu salondadır.

Sarayın çıkış yönündeki bahçesi HAREM bahçesi olarak adlandırılır ve burada deniz tarafında DENİZ KÖŞKÜ yer almaktadır. Bu bahçenin de ortasında bir havuz olup etrafı çeşitli hayvan figürleri ile süslenmiştir. Burada yazlık ve kışlık olmak üzere bir kafeterya hizmet vermektedir. Ayrıca kafeterya’nın kışlık binasının yanında bir satış mağazası bulunmakta.   


                                                     HAREMİN BAHÇESİNDEKİ DENİZ KÖŞKÜ


                                                                   KIŞLIK KAFETARYA

                                                            HEDİYELİK EŞYA SATIŞ MAĞAZASI

                                                                     KIŞLIK KAFETARYANIN İÇİ
                                                                                  ÇIKIŞ YOLU
                                                                 ÇIKIŞ KAPISI
Sizi bilmem ama benim Beylerbeyi gezimden sonra ki  rotam Ihlamur Kasırları. Orada görüşmek üzere.