25 Aralık 2012 Salı

DOLMABAHÇE SARAYI

Üçüncü ve en büyük en pahalı en görkemli saray olan Dolmabahçe Sarayı bulunduğu mevki bakımından da muhteşem. Sarayın en’leri çok.  Sarayın içini gezerken ayrı bir ruh haline bürünüp adeta bir zaman tünelinde seyahata başlıyor insan. Sarayın bahçesi de sarayın içi kadar muazzam , hele ki manzarası bakımından hiçte yabana atılır gibi değil. Sarayı gezerken insanın üzerinde bıraktığı tatlı yorğunluğu yine  bahçedeki kafeteryaların birinde boğazın o muhteşem manzarasını seyredip tatlı tatlı esen rüzgarın serinliğinde yudumlanan bol köpüklü türk kahvesi eşliğinde, ruhunuzun adeta dinlendiğini hissedebilrisiniz.

Dolmabahçe 15.y.y. da Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi sırasında Haliçe indirmek üzere gemileri karaya çıkardığı koy olarak rivayet edilir.
 
DOLMABAHÇE adı ise 17.y.y dan itibaren I.Ahmet ve II. Osman devrinde  deniz doldurularak Has Bahçe konumuna getirldiği için bu adı almıştır.  Daha sonra burada yaptırılan ahşap köşk ve kasırlardan dolayı BEŞİKTAŞ SAHİL SARAY’ı olarak adlandırlmıştır.

Sultan Abdülmecit döneminde (1839-1861) bakımsız ve kullanışsız hale geldği için Beşiktaş Sahil Sarayı yıktırılmış ve Sulatn Abdülmecid taraından 13 Haziran 1843 tarihinde yapımına başlanan ve  beş milyon altın liraya mal olan saray 7 Haziran 1856 da kullanıma açılmıştır.

                                                                      SAAT KULESİ

Biri kara tarafında diğer, saat kulesi tarafında olmak üzere 2 büyük ana kapısı vardır. Diğer kapılar; Koltuk kapısı,Mefruşat kapısı,Valide kapısı,Veliahd kapısı,Baltacılar kapısı,Mutfak kapısı gibi isimler taşımaktadır.

Yapı 285 oda,44 salon,68 tuvalet,6 hamamdan oluşan en büyük saraydır.Saray’ın ana yapısı 3 bölümden oluşmakta;

  1. MABEYN-İ HÜMAYUN (SELAMLIK) : Devletin yönetim işlerinin yönetildiği yer.

    2. HAREM-İ HÜMAYUN (HAREM )         :  Padişah ve ailesinin özel yaşamına ait olan yer.

    3. MUAYEDE SALONU (TÖREN SALONU )   :  Selamlık ile Harem  bölümlerinin arasında bulunan bölümdür. Bu salon  Padişah’ın  devletin  ileri gelenleri ile bayramlaştığı   ve en önemli devlet törenleri için kullanılan bir salondu. Bu salon Dolmabahçe sarayı’nın en yüksek ve en görkemli salonudur.
Birinci bölüm olan Selamlık (mabeyn-i hümayun ) girişinde Medhal Salon,üst kat ile bağlantıyı sağlayan kristal merdivenler, elçileirn ağırlandığı  Sufera Salonu ve elçileirn padişahın huzuruna çıktığı  Kırmızı Oda bulunur.
Padişahın Selamlık (mabeyn-i hümayun) tan hareme geçişi ise üst kattaki Zülvecheyn Salonu ile olmaktaydı. 

Muhteşem bir tavan süslemelerine sahip olan harem bölümünün merdivenle çıkılan yerde padişah eşlerinin daireleri, kadın efendi sofası, sünnet odası hamamlar, hünkar hammaı, esvap odası, Sultan Abdülaziz’in yatak odası, hünkar dinlenme odası, Atatürk’ün çalışma salonu ve vefat ettiği oda ,banyosu bulunmakta. Saray Atatürk tarafından kullanılmaya başlandığında 1937 de asansör eklenmiştir.
Yine bu bölümde pembe salon (misafir odası ) ,misafşrler için yatak odası, japon salonu (japonyadan gelen objeler kullanıldığı için bu ad verilmiştir ) valide sultan dairesi, kalfa ve kadın efendi odası bulunur.
Saray bu üç bölümün dışında ;
Camhane
Dökümhane
Kuşluk
Ahır
Velihad dairesi ve buranın arkasında hareket köşkleri
Saat kulesi ( Sultan II.Abdülhamid zamannda yapılmış ) bölümler bulunmaktadır.
 
                                                                    CAMLI KÖŞK

                                           TAŞKENTLİ HOCA TAYFUR HÜLAFASINDAN
                                            HOCA AHMET TURAN'IN MEZARI
 
SAAT MÜZESİ
 





 
 


Sarayda 1856 yılından itibaren  ;

 

Sultan Abdülmecid (1839-1861)

Sultan Abdülaziz  (1861-1876)

Sultan V.Murad   (1876)

Sultan II.Abdülhamit (1876-1909)

Sultan V.Mehmet Reşat (1909-1918)

Sultan VI.Mehmet Vahdettin (1918-1922)

Olmak üzere 6 padişah ile son halife Abdülmecid Efendi (1922-1924) yaşamıştır.

 Cumhuriyetin ilanından sonrada Mustafa Kemal ATATÜRK 1927-1938  yılalrı arasında aralıklarla 4 yıl sarayda kalmış ve burada hayata gözlerini yummuştur.