22 Kasım 2013 Cuma

BALYOZ İFTİRASI’NIN KURBANLARINDAN OLAN ALBAYLARLA MEKTUPLAŞIYORUM….

Sayın Yılmaz Özdil’in başlattığı mektup kampanyasına bende katıldım. Madem bu ülkenin bir ferdiyim, madem  askerler bizim vatanımız  ve bizler  için  iğrenç iftira tuzakları ile bu durumlara düştüler o zaman bende üstüme düşen görevi yapmalıyım ve onlara yalnız olmadıklarını bir kez daha hatırlatmam gerektiğine  inandığım için mektuplaşmaya karar verdim.


Maltepe Askeri Cezaevinde İFTİRA’YA kurban giden VATAN SEVER hangi albaydan mektup gelecek diye merak için deydim ve dün mektubum elime geçti.  Yolda görsem bile   tanımadığım adını dahi bilmediğim ama tek gayesinin bu ülkeye  hizmet etmek olduğuna inandığım ve sırf bu yüzden cezalandırılmaya,itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ,yok edilmek istenildiğine inandığım birinden mektup beklemenin ve o mektubu alıp okumanın buruk ama bir o kadarda çok değerli  tarifsiz  duygusu oluyor.

Mektubun okuduğumuz gazete  haberlerden tek farkı empati duygusunun otomatik olarak işlemeye başlaması.

Yani öyle uzaktan değil özlemin, kırgınlıkların, hasretin ta derinliklerine ulaşıyor ve  o acıyı yaşayanların buruk hikayelerin de yol alıyorsunuz. 

Bana mektup yazan D.İsmet ÇINKI –Hava Kurmay Kıdemli Albay. Tesadüftür ki oda eski fatihliymiş okuduğu ilkokul ve ortaokulun adını da yazmış, yarın o ilkokul ile orta okulunun resmini çekip mektubumun cevabın da  kendisine göndereceğim.  Ekte bana gelen mektubu okuyabilirsiniz.

Amaçları sadece ülkeye hizmet etmek olan ŞEREFLİ TSK mensuplarının ve onların ailelerinin  iftiralar sonucu düştükleri durumu bir kez daha içime sindiremedim. Bu duruma neden olanlara, bunlara çanak tutanlara ve bile bile sırf menfaatleri için ses çıkarmayıp sessizlikleriyle onaylayanlara binlerce defa lanet  okudum.


Şayet sizlerde bizlerden saklanmaya çalışılan yalan, dolan, iftira davaları ile ilgili gerçekleri birinci ağızlardan öğrenmek isterseniz  ;
BALYOZ MAĞDURU KURMAY ALBAYLAR  
GENERAL NURETTİN  BARANSEL KIŞLASI
MALTEPE ASKERİ CEZAEVİ
MALTEPE /İSTANBUL  adresine bir mektup göndermeniz yeterli. 

Gerçekler sadece bir mektup kadar sizlere yakın.

Mektup sayısı 100.00 geçmiş durumda mektubunuza cevap geç gelirse benim gibi  sakın telaşa düşmeyin muhakkak cevap gönderiyorlar.

İLAHİ ADALETTE ZAMAN AŞIMI YOKTUR!
Bir gün ama bir gün muhakkak hak yerinin bulacağına inanıyorum…..


BU VATAN BİZİM

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE



8 Kasım 2013 Cuma

EYÜP SEMTİ VE CAMİ


Eyüp semti denince akla ilk gelen Eyüp camii ve Eyüp Sultan türbesidir. Arkadaşlarla şöyle bir Eyübe uzanalım dedik, hem dolaşırken resim çeker hem de meşhur Eyüp çömlek pidesinden yemeği planladık.  Pidelerimizi çift porsiyon olarak yedikten sonra eyüb’ün tarihi sokaklarında dolaşmaya başladık.

Eyüp camiinin içindeki türbelerde restorasyon çalışmaları olduğu için pek resim çekemeyince çevresindeki yerleri çekmeye karar verdik.    Kanuni Sultan Süleyman döneminden başlayıp uzun yıllar imparatorluğa hizmet etmiş Sokullu Mehmet paşanın türbesi, Hatice Sultan Sıbyan Mektebi, Mihrişah Sultan Sıbyan Mektebi, Mihrişah Valide Sultan İmarethanesi,  Mehmed Ebussuud Efendi’nin türbesi, Hüsrev Paşa kütüphanesi, Fatih Sultan Mehmet'ten Vahdettin'e kadar Osmanlı Padişahlarının tahta çıktıklarında kılıç kuşanıp ata bindikleri, cülus törenlerinin yapıldığı, padişahın hükümdarlığını sembolize eden tarihi bir yol olan Cülus yolunun resimlerini çekerken hiçbir sorun yaşamadık taki eyüp aş evinin resmini çekmeye niyetlene  kadar . Nedense Eyüp aş evinin resminin çekilmesinin  yasak olduğu söylendi ve resim çekmemize izin verilmedi. Buradan yardım alan kişiler olmadığı halde , bomboş bir binanın resminin çekilmesinin kime ne gibi zararı olur bir türlü anlayamadık.


Eyüp aş evi muhtaçlara yardım eden bir kuruluş ise oradan yardım alan insanları resimlemek gibi bir niyetimiz olmadığı halde boş bir binanın resminin çekilmesi nasıl bir güvenlik sorunu teşkil edebilir.  Aş evinde acaba başkalarının görmesini duyulmasını istenilmeyen bir takım olaylar mı  oluyor da bu önlem alındı diye aklımıza geldi. Eyüp aş evinin güvenlik görevlisinden hiçbir açıklama almadan dönüş yolumuza geçtik aklımızda aş eviyle ilgili sorulara cevap arayarak bir gezimizi daha noktalamış olduk. 

EYÜP SULTAN CAMİ ŞADIRVANI





HATİCE SULTAN SIBYAN MEKTEBİ

MEHTERHANE

SOKULLU MEHMET PAŞA TÜRBESİ







MİHRİŞAH SULTAN SIBYAN MEKTEBİ

                                  MİHRİŞAH SULTAN SIBYAN MEKTEBİNİN BAHÇESİ

Mihrişah Valide Sultan İmarethanesi

AŞEVİ




HÜSREV PAŞA KÜTÜPHANESİ 

CÜLUS YOLU








CAFER AĞA MEDRESESİ


4 Kasım 2013 Pazartesi

HALİÇ

II. Theodosius surları 96 burç ve toplamda 5,5 kilometre uzunluğundadır. Surlar tekfur sarayına kadar uzanmak. Günümüze kadar kalmış olan tek saray olan tekfur sarayından sonra sokak aralarında Theodosius surlarının kalıntılarını görmek mümkün.


Tekfur sarayı kendi başına bir saray olmayıp Blaherna adıyla anılan 5.yüzyıldan itibaren pavyonlar halinde gelişen saray kompleksine eklenen son pavyonlardan biridir.  Yaygın bir iddiaya göre kaşıkçı elmasının  burada bulunduğudur. 


TEKFUR SARAYI
KASTURYA SİNAGOGU
Fetih zamanında  yapılan ibadethaneler gelen göçmenlerin geldikleri kentin adını  vermekteydiler. Kastoriadan gelen göçmenlerde sinagoga bu adı vermişlerdir. 1453 yılında açılan sinagogun kapasitesi 150 kişiliktir. İbrani takvimine göre yapılış yılı 5653 hala görülmekte. 1801’de çok kapsamlı bir restorasyondan geçirilen Ayrıca Kasturya Sinagogundan bugün sadece kapısı ve duvarları kalmıştır.
 
KASTURYA SİNAGOGU
EĞRİKAPI
Bizans dönemindeki askerlerin ayakkabıları burada üretildiği için ayakkabı Kapısı anlamına gelen Kaligaria olarak anılırdı. Sur içi ve dışı bağlantısını sağlayan yol sahabe mezarlarına zarar vermemek için kapıyı geçince keskin bir dönüş yapar bundan dolayı buraya Eğrikapı  denmiştir.

SAHABE MEZRLIĞI

HZ. HACETİ HAFİR