25 Ekim 2013 Cuma

MEKTUBUNUZ VAR YILMAZ ÖZDİL

İnsanların  gök kuşağı renginde olan umutlarını kimsenin kapkara bulutlarla örtmeye hakkı yok. 
Kimse şunu unutmasın ki İlahi adalette ZAMAN AŞIMI YOKTUR!

En sevdiğim gazetecilerin başında gelen SayınYılmaz ÖZDİL'İN bugün' kü yazısını okuyunca içim yine buruklaştı. Hemen kendi adresimi sayın Özdil'e ilettim ve bu kampanyaya hemen katıldım. Peki bu kampanya nedir ve sayın ÖZDİL'in içleri burkan yazısı nedir ?
Buyrun OKUMAYA ;

25.10.2013 01:54

Maltepe'ye gittim .

Değerli arkadaşlarıma . * 16'şar sene yediler, ne kadar yatacaklarını bilmiyorlar . Suç tarihi denilen 2003'ün infaz kanununa göre hesaplanırsa 6 sene 4 ay yatacaklar, hayır efendim, bugünkü infaz kanununa göre hesaplanırsa, 12 sene yatacaklar . Ne zaman belli olacak bu mesele? Onu da bilmiyorlar . * TSK'dan atılacaklar . Kararnameyi Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milli Savunma Bakanı imzalayacak . Yani? Atatürkçü subaylar, senelerdir şeriatçı subay-astsubayların atılmasına şerh koyan Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan tarafından atılacaklar . Peki ne zaman olacak bu iş? Onu da bilmiyorlar . * Artık muvazzaf olmadıkları için, askeri cezaevinde kalamayacaklar, nakledilecekler . İyi de hangisine? L tipi mi, F tipi mi, Silivri mi mesela, koğuşlu mu, yoksa hücreli mi? Bilmiyorlar . Ne zaman belli olacak? Bilmiyorlar . Hiç olmazsa, ailelerinin yaşadığı şehirlerde olabilecekler mi? Bilmiyorlar . * Belirsizlik üstüne belirsizlik . Manevi işkence yapılıyor . * Eşleri, adeta kiralık ev bakar gibi, internetten cezaevi bakıyor . Hangisinin koğuşları kaç kişilik, hangisinin havalandırması nasıl, saz kursu var mı, ahşap boyama filan . Bakıyorlar ama, cezaevini seçme şansları olacak mı? Bilmiyorlar . * İyi günde, kötü günde derler ya, kelimenin tam manasıyla öyle kadınlar onlar . Herkese nasip olmaz . "Siz ne yapacaksınız?" diyorum . "Biz iyiyiz, sorun yok" diyorlar . Halbuki, çıkarılma muamelesine maruz kalmamak için lojmanları boşalttıklarını biliyorum . Çoğunun çalışmadığı için maaş geliri olmadığını biliyorum . Evin direği içerde . Artık hem ana, hem baba onlar . Hâlâ "biz iyiyiz, sorun yok" diyorlar . Sıfır şikâyet . Eşlerinin yanındayken, yüzlerindeki gülümsemeyi eksik etmiyorlar . * Yarın, Ender'in evlilik yıldönümü mesela . 19 senedir evliler, 3'üncü senedir hapiste kutluyorlar . * Bu arada başka kutlamalar da var tabii . 16 sene yedikleri gün, tam o gün, Tuzla'da Deniz Harp Okulu'ndaki subay eşleri çay partisi düzenlemiş, görenler anlatıyor, pek neşelilermiş . Ne güzel di mi? Malum, bi silah arkadaşlığı vardır, bi de kurabiye arkadaşlığı! * Şarap soslu mantarlı risotto arkadaşlığı ise, askıya alınmış vaziyette . Benim arkadaşlarımdan birinin eşi, hava kuvvetleri komutanının eşini aramış telefonla, hiç olmazsa biraz manevi destek verin diye . Kuvvet komutanının eşi, "üzüntümüzden dışarıda yemeğe çıkamıyoruz" demiş iyi mi! * Vah vah . İçim parçalandı hakikaten . * "Yaptığınızı beğendiniz mi" diye çıkıştım arkadaşlarıma . "Siz içerde afiyetle 16 sene yiyorsunuz, kadıncağız sizin yüzünüzden dışarıda yemek yiyemiyor . " * Neyse . Yavuz'un oğlu Ege, 4 yaşına girdi, dün . Günlerdir "yaş günümde açık görüş var mı anne?" diye soruyordu . El kadar bebeler, cezaevi kavramıyla büyüyorlar . Belki merak ediyorsunuzdur, açık görüş yoktu maalesef . Benim canım Egeciğim, yaş gününde en çok istediği hediyeyi, babacığını göremedi . * Sadece çocukların değil, babaların doğum günleri de geçiyor demir parmaklıklar arkasında . İsmet'in doğum günüydü geçenlerde . Kızı Ece, mektup verdi hediye . "Lacivert üniformanla beni okuldan almaya geldiğini görünce nasıl gururlanırdım, bilemezdim o üniformayla verdiğin onurlu mücadelenin bizi bugünlere getireceğini" diye başlıyor . "İyiyim ama, eksiğim baba . Hep büyüsün istediğim yaşımın, küçülmesini istiyorum . Sensiz büyümek istemiyorum . " * Derya'nın kızı Rüya ise, şiirler yazıp gönderiyor babasına . Bir tanesinin adı, Karar . O günü anlatıyor . * Kemirilmiş dudaklarda, belli belirsiz gülümsemeler / karar bekliyor tutulmuş nefesler / ve, volta atıyor titreyen ayaklar / baksana! / sis değil bu baba / umut çökmüş Maltepe'ye / ne şiir yazılır ama bugüne / gülen yüzler doluşur mısralara / kahkaha atar her kıta / özgürce / ve, demir kapının bu tarafından sana salladığım el / ilk defa ellerinle buluşur işte tam bu şiirde / veda ettin mi sen hücrene? / kavuşmanın şiiri çünkü bu / topla eşyalarını hadi / geldi haber duydun mu? / tahliye mi? / bu ambulans niye geldi şimdi? / niye yere düştü şu kadın öyle? / sustursanıza ağlayan çocukları / duyamıyorum / tahliye mi? * Sonra bir şiir daha yazmış Rüya . Sonra'sını anlatıyor . * Dedi ki, ilk günü atlattın mı iyidir / değildir / ilk günden sonra yok olur hal hatır sormalar, tavsiyeler, iyi dilekler, dualar / ilk günden sonra unuturlar / sahte kalabalığın sonudur ilk gün / yalnızlığınsa başlangıcı . * Değerli okurlar . Sahte kalabalık olmayalım . * Adres: Maltepe Askeri Cezaevi, General Nurettin Baransel Kışlası, Maltepe, İstanbul . * Alıcı yerine "Balyoz mağduru kurmay albaylar" yazabilirsiniz . * Lütfen, küçücük bir kâğıda adınızı, adresinizi yazın, gönderin . Size mektup yazmak istiyorlar . Sizin oraya gidebilmeniz mümkün değil, onlar size gelecek . İzmir'den Trabzon'a, Antalya'dan Van'a, Edirne'den Gaziantep'e, her neredeyseniz, oraya . Türkiye'nin pırıl pırıl evlatları, hem kendi başlarına geleni, hem de memleketimizin başına geleni anlatmak istiyorlar . * Üniversite öğrencileri, özellikle hukuk fakülteleri öğrencileri, öğretmenler, doktor, eczacı, manav, bakkal, işçi, mühendis, ev kadını, terzi, taksici, yerel gazeteci arkadaşlar, her meslek, her yaş . Gerçekleri öğrenmek istiyorsanız, lütfen adınızı adresinizi gönderin, size tek tek mektup yazacaklar . * Anlatacaklar . * Eğer, olan biteni, bizzat onların ağzından dinlemek istiyorsanız . Adınızı adresinizi yozdil@hurriyet . com . tr adresime de gönderebilirsiniz, onlara iletirim . * Sahte delillerle asrın iftirasına uğradılar . Sahte kalabalık olmayalım .
Yılmaz ÖZDİL

21 Ekim 2013 Pazartesi

DENİZ MÜZESİ

Köklü bir mirasa sahip olan Türk denizciliği Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden sonra 1455 yılında Kasımpaşa! Da Tersane-i Amire’yi kurmasından sonra kara ve deniz imparatorluğu haline gelmiştir.

Çaka Bey,Umur Bey,Kemal Reis,Piri Reis,Barbaros Hayrettin Paşa,Turgut Reis, Seydi Ali Reis gibi ünlü denizciler ile tarihe damgasını vurmuştur.

Deniz Müzesini  3 bölüm olarak incelemek gerek.

1. Tarihi Kayıkların sergilendiği bölüm
2. Ahşaptan yapılmış eserlerin sergilendiği bölüm

3. Türk Deniz Tarihine damgasını vurmuş şahıs,gemi ve olayların tematik olarak sergilendiği bölüm.


1. Tarihi Kayıkların Sergilendiği Bölüm:  Bu bölümün girişinde 12 adet büst , Atatürk’e ait 3 adet sandal, Tarihi Kadırga, 30 adet saltanat kayığı ve muhtelif tekneler, 33 adet tablo,15 adet top,33 adet gemi yarım modeli bulunmakta. 

ATATÜRK'E AİT KAYIKLAR
TARİHİ KADIRGA






















2. Ahşaptan Yapılmış Eserlerin Sergilendiği Bölüm :  Tersane-i Amire’nin atölyelerinde  ahşaptan imal edilmiş olan Armalar,Padişah Tuğraları ve Gemi baş ve kıç figürleri bulunmakta.

Arma: bir aileye,bir hükümdara,bir şehre yada bir hükümete ait olan ayırt edici işarete denilmektedir. Osmanlı Devleti uzun süre Padişah Tuğralarını arma olarak kullanmıştır. Armada bir çok silah ve simge bir arada kullanılmıştır.

Gemi baş ve kıç armaları: Osmanlı Devleri gemilerde çeşitli hayvan figürlerini özelliklede kuş,aslan,kaplan,at ve ejder gibi güçlü yırtıcı hayvanları seçmişlerdir. 

BAHRİYE NAZIRI ODASI

BAHRİYE NAZIRI ODASI

BAHRİYE NAZIRI ODASI

GEMİ BAŞ FİGÜRÜ

ABDÜLAZİZ (1861-1874) TUĞRALARI













GEMİ BAŞ FİGÜRÜ KARAKUŞ



GEMİ BAŞ FİGÜRÜ

 3. Türk Deniz Tarihinde Sayfalar Bölümü :   Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesiyle başlayıp Çanakkale Savaşı’na kadar olan süreçte tarihe damga vurmuş olayların sergilendiği bölüm.

  • İSTANBUL’UN FETHİ :    Haliç’e çekilen zincirler.

HALİÇE ÇEKİLEN ZİNCİRLER
  • PREVEZE DENİZ ZAFERİ:  Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kaptanı Derya Barbaros Hayrettin Paşa komutasında kazanılan savaşa ait eserler.



     
    • MAHMUDİYE KALYONU VE KIRIM HARBİ : 1853-1856 yılları arasında ki Kırım Harbinde ki Sivastopol muharebesinde önemli başarılar elde etmiş olan Mahmudiye Kalyonuna ait eserler.








  • RAUF ORBAY VE HAMİDİYE KRUVAZÖRÜ :  Balkan savaşı sırasında Yunan donanmasına büyük kayıplar verdiren Hamidiye kruvazörü ve Rauf Orbay’a ait eserler.
  •  


  • NUSRET MAYIN GEMİSİ VE ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞI:  Nusret Mayın Gemisi’nin 7-8 Mart 1915 gecesi 26 mayın dökmesi üzerine  18 Mart 1915’ te Çanakkale Savaşı’nın tarihi değişmiştir. 







YAVUZ ZIRHLISINA AİT PERVANE

YAVUZ ZIRHLISINA AİT SİMÜS TİPİ OCAKLIK DEMİR

AMİRATTİ TİPİ DÖVME  GEMİ DEMİRİ