21 Temmuz 2014 Pazartesi

KONT ÖDÖN SZECHENYI İTFAİYE MÜZESİ

1714 yılına kadar İstanbul’ da çıkan yangınlar belli yerlerde muhafaza edilen balta, kova,merdiven,kürek gibi malzemelerin yangın çıktığı zaman halk tarafından kullanılarak yangına müdahale edilirdi.


Osmanlı İmparatorluğu’n da düzenli yangın söndürme teşkilatı Lale Devri Sadrazamı ve Sultan III. Ahmet’in Veziriazamı olan Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından kurulmuştur.
Fransız asıllı gerçek adı DAVİD olan on kişilik ailesi ile 1716 yılında İstanbul’a göç edip Galata bölgesine yerleşen Gerçek Davut Ağa 1717 yılında Kaptan-ı Derya Aşçı İbrahim Paşa ile gönüllü olarak Venedik Seferine çıkar,düşman gemilerini batırılmasında büyük bir ustalık gösteren Davut sefer dönüşü tüm ailesi ile beraber Müslümanlığı kabul eder.


16 Ocak 1720 yılında kendi icadı olan çardaklı tulumbası ile Tophane meydanında gelen yangında başarı sağlayınca Veziriazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından kendisine Ağa unvan’ ı verilir ve  150 kişilik bir grup kurulur. Tulumbacılar Ocağı’nın başında Ağa ünvan’ı ile 1734 yılına kadar görev yapmıştır.  Haseki hastanesinin arka taraflarındaki mezarı  1940 yılında naşı buradan alınarak Edirnekapı Şehitliğine nakledilmiştir. 

14 Aralık 1839 tarihinde Macaristan’ın Bratislava kentinde dünya gelen Kont Ödön Londra’da kaldığı üç yıl boyunca itfaiye hakkında geniş bir bilgi ve birikimi edinmiş. 1871 yılında Sultan Abdülaziz Han’ın daveti ile İstanbul’a gelen Kont Ödün İstanbul için  askeri yapıda bir itfaiye Teşkilatının kuruması gerektiği fikrini söylemiş ve zamanın belediye itfaiyecilerine teorik bilgiler vermiş, 24 Kasın 1874 yılında İtfaiye alayı başöğretmenliğine atanmıştır.

Olağan üstü başarılarından dolayı 1877 yılında Miralay rütbesi verilmiş 1883 yılında Ferik’liğe yükselmiştir. 40 yıl boyunca bu ünvanı taşımıştır. 23 Mart 1922 yılında vefat etmiş ve burada defnedilmiştir.

İlk itfaiye müzesi Fatih ilçesinde ki İtfaiye binasının yanındaki ek binada 1931 yılında itfaiye çalışanları tarafından kurulmuştur.

23 Eylül 1998 yılında müze’nin adı KONT ÖDÖN SZECHENYI İTFAİYE MÜZESİ olarak değiştirilip   15 Mart 2013 günü bugünkü binasına taşınmış.
 



































3 Temmuz 2014 Perşembe

MERSİN

Tantuni diyarı.

Okuma yazma bilenlerin oranının %99 olan mersinde Türkiye'nin dördüncü devlet opera ve balesi mevcut olmasına da şaşırmamak lazım. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'nın desteği ile 2007'den itibaren “Mersin Kenti Edebiyat Ödülü” verilmektedir. Türkiye'de bir kent adına verilen ilk ve tek edebiyat ödülüdür.

Mersin adı nereden gelmektedir :
Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde karşılaşılan, Türkmen kökenli "Mersinoğlu" göçerlerinin, bu civarda kurdukları yerleşimin adından geldiği kabul edilmektedir.

Mersin’in İlçeleri


Akdeniz,Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mezitli, Mut, Silifke, Tarsus,Toroslar ve Yenişehir.

Mustafa Erim mersin kent tarihi müzesi  :  Mersinin ilk ve tek  özel müzesidir. Son dönem mersin evidir. Atatürk’ün Mersin ziyaretleri ve Fotoğrafları, Eğitim tarih odası,Mersin’in Kurtuluşu Köşesi,Mersin Kaleleri,Mersin’in Camileri ve Kiliseleri, Mersinde yetişen ,yaşayan ve iz bırakanların anlatıldığı bölüm,Mersin’in kent tarih ile Yumuk tepe Höyügü’nün tanıtıldığı bölümler bulunmaktadır. 

                                                  MERSİN BELEDİYESİ

Atatürk Evi ve Müzesi

20 Ocak 1925 ‘ten  2 Şubat 1925  tarihine kadar ATATÜRK ile eşi Latife hanım büyük bir sevgi ve coşkuyla bu evde misafir edilmişler.

Müzenin girişinde çeşitli fotoğrafların sergilendiği Kuvay-i Milliye köşesi bulunmakta.




Müzenin birinci katında ;   Atamızın Mersin’i ziyaretlerinde çekilen fotoğrafları, Anıt Kabir Müzesi’nden getirilen 22 adet kişisel eşyası sergilenmektedir. Bazı eşyalar Tarsus’lu Mehmet ve Belkız Akçora ailesi ile Taki Aleksioğlu ‘nun bağışıdır. Atamızın kahve içtiği fincan ise Erdal Akalın tarafından armağan edilmiştir.








İkinci kat  ise Etnoğrafik değerlerin sergilendiği bölümdür.

salona açılan 7 odanın ikisi yatak odası, birisi çalışma odası, dördü ise oturma odaları olarak değerlendirilmiştir.




















İtalyan Katolik Katedral Kilisesi

Sultan Abdulmecit tarafından 1853 yılında verilen bir fermana dayanılarak kilise mekanının inşaatına başlanmış ve yönetimi Capucins Rahiplerine verilmiştir.Günümüzde uray caddesi üzerinde bulunan saat kuleli kilise kompleksi, diğer birimleri ile 1898 yılında bitirilmiştir.

Vatikan tarafından 1991 yılında İtalyan Katolik(Katedral) Kilisesi olarak değiştirilmiş ve güney, Güneydoğu Anadolu, Karadeniz Bölgesi, Suriye, Irak, İran ve Rusya'daki Katolik kiliselerine bağlanmıştır.

                                                             MEYDAN  





 

MERSİN MÜZESİ

İki katlı olan binanın giriş katında iki salon bulunmaktadır. 

Birinci Salonda: Taş eserler, Roma dönemine ait mermer heykel başları, heykeller, steller, ortada lahit mezarlar ve ostotekler, bir köşede amphoralar ve Nagidos antik kentine ait yazıt sergilenmektedir.









İkinci Salonda: Yumuktepe kazılarından çıkarılan eserler, Ayrıca Eski Tunç, Urartu, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait pişmiş toprak, çanak, çömlek, cam ve bronz kaplar, bronz, gümüş ve altın sikkeler kronolojik olarak sergilenmektedir. 




 








Üçüncü Salonda:  İkinci kattaki bu salonda Etnoğrafik eserler sergilenmektedir. Bunlar arasında gümüş süs eşyaları, yöresel kıyafetler, peşkirler, ahşap ve madeni ev eşyaları, dokumacılık örnekleri ve çeşitli silahlar yer almaktadır.

Müze bahçesinde ise çeşitli dönemlere ait taş eserler  sergilenmektedir.


























Aziz Mihail ve Cebrail Ortodoks Kilisesi (Arap Ortodoks Kilisesi)

1878’de yapılmış ve ayakta kalan en eski kilise özelliğini taşımaktadır.




MEYDAN