16 Aralık 2014 Salı

MEVLEVİLİK NEDİR

MEVLEVİLEK NEDİR  ?

Mevlana Celaleddin Rumi tarafından kurulan, oğlu Sultan Velet tarafından tanzim edilen bir tarikattır. Şems-i Tebrizi Mevlana’nın hayatında bir dönüm noktasıdır. Şems, Mevlana’yı kitapların dışında ki sırlara ermek yolunda, ileri bir iman ve heyecan alemine götürür, Ona sema zevkini tattırır, onu Ney’in büyülü dünyasına sokar.

MESNEVİ :Özellikle  Arap,  Fars  ve  Osmanlı  edebiyatında  kendi  aralarında  uyaklı beyitlerden oluşan ve aruz ölçüsüyle  yazılan  divan edebiyatı  şiir biçimidir.

18 RAKAMI NEDEN KUTSALDIR :

Allah Yaratıcı kudretin aktif kabiliyeti olan “akl-ı küll”le pasif kabiliyeti olan “nefs-i küll”,   dokuz göğü meydana getirmiş ; bunların hareketi
dört unsuru (hava, su, toprak, ateş) izhar eylemiş, dokuz gökle dört unsurdan
 cemât(cansızlar), nebât(bitkiler) ve hayvân(canlılar) vücut bulmuştur.

Bismillâhirrahmânirrahîm'in Arap harfleriyle imlâsında on sekiz sessiz harf bulunduğu görülür. Bu kelimeden türetilen âlemlerin on sekiz bin olduğuna işaret edilir.

Mevlevi Tarikatı’nın iç teşkilatında müntesipler hiyerarşik açıdan ;
-         Şeyh
-         Dede
-         Çilekeş can
-         Muhip olmak üzere 4 dereceye ayrılır, bu derecelerin tamamı derviş veya ihvan sayılır.

 (Müntesip : Bir yere, birine bağlanmış, kapılanmış, intisap etmiş olan.)
İhvan      : Aynı mezhep ya da tarikattan olan kimselerihvan )
( Derviş      : Tarikata ve şeyh’e bağlı olan )


ÇELEBİ        :  Tarikatın başına denir. Mevlana’nın torunlarından seçilir.
Konya’da Mevlana’nın türbesi olan dergahta otururdu.

1. ŞEYH        : Mevlevi hanenin başına şeyh denirdi. Şeyh, dedeler arasından seçilirdi; yalnız şeyhliği Çelebinin tasdik etmesi gerekirdi.

Pir ve post nişlik makamlarını işgal eden şeyh’in ;
-         Mukabele (ayin ) sırasında posta oturma ,
-         Mesnevi okutma,
-         Tarikata girmek isteyenleri kabul edip etmeme gibi yetkilerinin yanında tekkenin ve vakfın mallarının yönetilmesi gibi sorumlulukları da vardır.

2. DEDE         : İkrar verip matbahta bin bir gün çile çıkararak dergahta hücre sahibi olmuş salike denir.

Mevlivihane’nin  maddi ve manevi yönlerden hizmetine bakan dedelere DERGAH ZABITANI  denirdi.
Matbah-ı şerif’te ki çilekeş canların eğitimi başta AŞÇI ve SERTABBAH DEDE olmak üzere KAZANCI DEDE ,MEYDANCI DEDE ve BULAŞIKÇI DEDE’ lerin sorumluluğundaydı.

Aşçı Dede      : Şeyh’ ten sonra en büyük amir konumunda ki Aşçı dede dervişlerin eğitimi yanı sıra tekkenin giderlerine bakmakla da görevliydi.  Yemek pişirmekle ilgisi bulunmayan aşçı dede’ye bu at sorumlusu olduğu matbah-ı şerif’ten dolayı verilmiştir.

Kazancı Dede: Aşçı dede’nin yardımcılığını yapan kazancı dede canların terbiyesinden sorumlu idi. Mutfağa yeni girenlere nevniyaz  (yol,erkan )öğretir,onları yetiştirirdi.


Meydancı Dede: Dergahta ki meydan hizmetlerine bakmak,aşçı dedenin emirlerini canlara ve diğer dedelere tebliğ etmek,yemek ve mukabele zamanlarını bildirmek,şeyh postunu semahanede ki yerine sermek ve kaldırmak meydancı dedenin görevleri arasındaydı. 

3. ÇİLEKEŞ CAN     :  İkrar verip bin bir gün çilede Çilekeş can veya Matbah canı denir.
Dergahta bir tür hizmet çilesiyle nefsini tasfiye etmeye girişen çilekeş can, matbah (mutfak)kapısının yanın da ki saka postunda üç gün murakabe vaziyetinde oturur ve diğer matbah canlarını seyreder,çileye soyunmaya ikrar verirse 18 gün süreyle ayakçılık hizmetine verilirdi.

(Murabeke  :  Kontrol etmek. İnceleyip vaziyeti anlamak. Teftiş etmek. * Kendini kontrol etmek. İç âlemine bakmak. Gözetmek. * Hıfz etmek. * Beklemek. İntizar. * Dalarak kendinden geçmek. * Tas: Kendisini tamamen nâfile ibâdet ve itaate vermek için mâbe’ de kapanmak.)


Hizmet sonunda uygun görülürse dergaha geldiği ilk elbiseyi çıkarıp tennure  (semazen giysisi ) giyer ve böylelikle Matbah Canı olur. 

Can Mevlevi çilesinin başladığı matbah-ı şerifin dedelerinin yönetiminde ki pazarcılıktan ,çamaşırcılığa,bulaşıkçılıktan,hela temizliğine kadar 18 değişik hizmet türünü yerine getirirdi.

4.  MUHİP                 :  Mevleviliğe intisap eten şeyh tarafından sikkesi tek birlenmiş salike.

Aynı zamanda bir musiki ve edebiyat okulu olan Mevlevihane de neyzen başı ve kudüm zenbaşı ile mesnevihan önemli görevlilerdi.

Türbe-i şerifin bakımından sorumlu türbedar dergah zabitanı arasında önemli bir kişiydi.

Kapıyı kapatma ve açma görevi Bevvab Dede’ye aitti. Mevlevihanelerin kapıları ramazan ayın dışında sabah ezanı ile açılır , akşam ezanı ile kapanır.

Bütün dedeler ve canlar bekar olmak şartıyla tekke de yatıp kalkarlardı. 

MEVLEVİHANE :   Mevlevi tarikatına mahsus tekkelere verilen addır.

Mevlevi teşkilatının en önemli unsuru olan bu yapılar fonksiyonları bakımından 
1. Asitane
2. Zaviye olarak ikiye ayrılırlar.

Binbir günlük eğitimle çile çıkarıp Dede olunabilen tam teşkilatlı Mevlevihanelere ASİTANE böyle bir eğitim için teşkilatlandırılmayan Mevlevihanelere de ZAVİYE denir.

Asitane’nin zaviyeden büyüklüğü sebebiyle Zaviye Şeyh’leri derece bakımından Asitane Şeyhlerinden aşağı sayılır.

Çile denen manevi eğitim mutfakta başladığından Asitaneler de öncelikle olması gereken mimari birimdir.  Yönetiminden sorumlu kişilere TEKKE ZABİTANİ adı verilen MATBAH-I ŞERİF’tir.

Geniş bir bahçe içerisine inşa edilmiş olan Asitaneler

-         Semahane
-         Türbe
-         Mescid
-         Matbah-ı Şerif
-         Meydan-ı Şerif
-         Dede hücreleri
-         Selamlık
-         Haremlik’ten oluşur.

AYİN             :  Mevlevi dervişlerinin katıldığı müzikli raks töreni. Aynı zamanda tören esnasında okunan şiirlere de ayin denirdi. Ayinde, "Mutrip" denilen saz heyetiyle "Ayinhan" denilen okuyucular bir "Ayin-i Şerif" çalıp okurlar. Dervişler de bu nağmeye uyarak, "Sema" raksı yaparlar, kendilerinden geçercesine dönerler.


SEMA   :  Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye gibi çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp, sağ avucunu gökyüzüne, sol avucunu yeryüzüne döndürerek Hakk’tan alıp halka dağıtarak yaptıkları ayin.

SEMAZEN  :  Sema’ eden kişilere denir.

SEMAZEN KIYAFETİNİN ANLAMI
TENNURE          :  Semazenin üstündeki beyaz kıyafet’e  denir. Kefeni simgeler.
SİKKE                 :   Başındaki sarık .  Mezar taşını simgeler
SİYAH HIRKA  :  Hırkanın anlamı toprağı,mezarı simgeler
Semazenlerin Sema’ ya başlama amacı  İnsan-ı Kâmil.yani   hâkka ulaşmış insan” olmak demektir.
  
Bunlar: 1-Şeriat 2- Tarikat 3-Marifet 4-Hakikat kapısı.
Semazenlerin sağ eli göğe , sol eli yere bakar.  Bunun anlamı sağ eli Hak ‘tan alır,   sol elle  halka verir.
MUSİKİ ARAÇLARI :

Ney                             : Türk müziğinde ve özellikle tasavvuf müziğinde yer alan kaval biçiminde, yanık sesli, kamıştan bir üfleme çalgısıdır.

Nısfiye                        : Bir çeşit kısa ney.

Mazhar (Bendir)       : Tahta kasnağa deri gerilerek yapılır. Elle vurularak çalınır.

Halile                           : İki büyük zilden yapılır. Ritim için kullanılır.

Kudüm                        :  4 parçadan meydana gelmiştir;



1-) Bakır  Gövde  :  Tas şeklinde olup biri büyük diğeri küçük iki parçadır.

2-)
Deve derisi      : Kudümde arzu edilen tonalite'nin meydana gelmesi için muhakkak deve derisi kullanmak lâzımdır. 

3-)
Simitler           :  Simitlerin en önemli ödevleri Kudüm'ün yerle bağlantısını kesmek ve ona elastikiyet sağlamaktır.

4-)  Zahme           : Kudümü çalmak için kullanılan uçları yuvarlak ağaç çubuklardır. Yumuşak ve orta yumuşaklıktaki ağaçlardan yapılırlar.

Rebab : Türkiye, İran, Arabistan, Kuzey Afrika, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Cava gibi ülkelerde çeşitli benzer biçimleri olan mızraplı ya da yaylı çalgıların ortak adıdır. Bunların bazıları hem yayla hem de mızrapla çalınabilme özelliğine sahiptir


HİLYE-İ ŞERİF  : 17. yüzyılda geliştirilen bir süsleme sanatı.

Toplamda sekiz bölümün bulunduğu hilye dört ana bölümden oluşur.

1.BAŞMAKAM :  Hilyenin en üst kısmında yer alan bu bölümde besmele yer alır.

2.GÖBEK       :   Hilye metninin en uzun bölümünün yerleştirildiği bu bölüm yuvarlak veya ovaldir. 
3. KUŞAK      :  Bu bölümde Muhammed ile ilgili kısa bir ayet bulunur

4. ETEK         : Göbek kısmına sığmayan hilye metninin devamı bu bölüme yazılır. Metnin son satırında ise hilye yazarının adı ve hilyenin yazılış tarihi yer alır.


Ana bölümlerin dışında kalan diğer  dört bölüm ise  göbeğin etrafında yer alan dört daire şeklindedir. Çoğunlukla dört halifenin yazıldığı bu dört bölümde kimi zaman Muhammed'in dört ismi yer alır. 


Kaynak : TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ANSİKLOPEDİSİ ORHAN KEMAL İL HALK KÜTÜPHANESİ.