EMİNÖNÜ VE ÇEVRESİ


İstanbul’un merkezi neresidir diye sorsalar Eminönü derim. Eminönü bir ticaret merkezi olmasının dışında tarihi yarım ada’nın da açık hava müzesidir.

Buraya her yönden ulaşım rahat ve  kolaydır.  Ünlü Mahmutpaşa yokuşu  ve Kürkçü han Beyazıt Kapalıçarşı’ya çok yakındır.
MAHMUT PAŞA CAMİ 
MAHMUTPAŞA CAMİ

Fatih Sultan Mehmet’in  Sadrazamı  Mahmut paşa tarafından 1464 yılında terk edilmiş eski bir kilisenin yerine yapılmıştır. Cami bir külliye topluluğudur.  Cami Medrese, Mahkeme , Mektep,Çeşme ve çifte hamamdan ibarettir. Külliyenin bir birimi olan kürkçü han günümüze kadar gelen yapılardan biridir. Günümüzde hani, hamam, cami ve türbe kalmıştır.

Enderun da yetişen ilk vezir olan Mahmut paşa Fatih’in oğlu şehzade Mustafa ile yaşadığı olaydan sonra , şehzadenin zehirlenme sonucunda ölmesinden mesul tutulmuş olup 1474’te Fatih’in fermanıyla idam edilmiştir.

KÜRKÇÜ HAN


KÜRKÇÜ HAN AVLU




 KÜRKÇÜ HAN

Fetihten sonra yapılan ilk hanlardan olup günümüze gelen en eski İstanbul hanıdır. Fatih’in sadrazamı Mahmut Paşa tarafından kendisinin yaptırdığı camiye akar olmak üzere yaptırılmıştır. Mimarı Atik Sinandır.




ÇAKMAKÇILAR YOKUŞUNDA BİR HAN VE KAPISI

Şayet Unkapanı yönünden giriş sağlanırsa   solda deniz tarafında  İstanbul Ticaret Üniversitesi, onun az ilerisinde Fatih döneminin hekimlerinden Ali Çelebi’nin adını taşıyan Ahi Çelebi camisi   ile  bugün mücevher satış mağazası ve terasın da  restoran olan Zindan han ve  Baba Cafer (Bekri Mustafa )Türbesi bulunmaktadır. 

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ

İlk olarak 1876’ da kurulmuş olsa da 1880’de II. Abdülhamit zamanında resmen kurulmuştur. Çökmekte olan İmparatorluğun ekonomisinin kurtarılması ümidiyle açılmıştır.
Bina 1970’lerde  açılan bina bugün İstanbul Ticaret Üniversitesi olarak hizmet vermektedir. 
AHİ ÇELEBİ CAMİ
Ahi Çelebi Cami: Sultan Mahmut Han’ın Darü’ş Şifası’ n da hekim başlığı yapan  Tabip Kemal Ahi Can Tebrizi tarafından yaptırılmıştır. Bu cami Evliya Çelebi'nin "şefaat ya Resulullah" yerine "seyahat ya Resulullah" rüyasını gördüğü camidir.

BABA CAFER ZİNDANI
Seyyid Baba Cafer’ in   Bizans İmparatoru I.Nikeforos tarafından  zindan  kapıda ki bu zindana attırıldığı ve  bu zindana bakan zindancı’ nın Baba Cafer’in kerametlerine şahit olup  Müslümanlığı seçmesi üzerine de  Bizans İmparatoru tarafından hem  Baba Cafer hem de Müslüman olduktan sonra Ali ismini alan  Zindancı Ali Baba’nın  idam edilip buraya defnedildiği bilinmektedir.
                               ZİNDAN HAN
   ZİNDAN HAN'IN KAPISI VE  DUVARI
Bizans’ın ilk limanı olan Eminönü’ n de Osmanlı dönemin de  birisi Bahçekapı diğeri de Zindan Kapı’sın da olmak üzere 2 karakol bulunmaktaydı.

Buranın tam karşısında Kanuni Sultan Süleyman’ın biricik kızı Mihribah Sultan’ın eşi Rüstem paşa’ nın adını taşıyan Rüstem Paşa Cami bulunmaktadır. 
NOT: RÜSTEMPAŞA CAMİ İLE DETAYLI BİLGİ ETİKETLER BÖLÜMÜNDE 

RÜSTEM PAŞA CAMİ
Dünya’nın her yerinden gelen mallar’ ın  Üsküdar’a ulaştıktan sonra kayıklarla Eminönü’ e ulaştırıldığı  ve Mısır Çarşısında satışa sunulduğu bilinmektedir.

                                                     MISIR ÇARŞISI
MISIR ÇARŞISI
Yeni Cami Külliyesi’nin bir parçası olan çarşı 1664 yılında tamamlanmıştır.  Eski Bizans kapalı çarşının yerine yapılmış olan  çarşının mimarı Kazımağadır.  Çarşı adını 18.y.y da mısırdan gelen mallardan dolayı almıştır. Yeni Cami’yi tamamlatan IV.Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan’dan dolayı  çarşı ilk başlarda Valide çarşısı olarak anılmaya başlamıştır.
Çarşının 6 adet kapısı bulunur.
1. Eminönü Kapısı (eski adı yeni cami kapısı )
2. Balık Pazarı Kapısı (eski adıyla tahmis ve hasırcılar kapısı)
3. Ketenciler Kapısı (eski adıyla Tahtakale kapısı )
4. Çiçek Pazarı Kapısı
5. Yeni Cami Kapısı (eski adıyla yeni çiçek pazarı kapısı)
6. Bahçe Kapısı






Çarşı’nın tam karşısında Eminönü meydanı denilen alanda  Yeni Cami tüm heybeti ile yüzyıllardır buraya ev sahipliği yapmaktadır.  Meydanı gören bölümün deniz kısmında 16.yüzyıl sonlarına kadar Edirneli Yahudiler’ in yaşadığı bilinmektedir.  Yine  deniz kenarı  bölümün de ki  Bursa Tekkesi Arpacılar Mescidi halen ibadete açıktır.

                                                    YENİ CAMİ
NOT: YENİ CAMİ İLE İLGİLİ DETAY BİLGİLER ETİKETLER BÖLÜMÜNDE 

BURSA TEKKESİ ARPACILAR MESCİDİ
İstanbul’un kuşatmasına katılan Kadiri Tarikatının piri Seyyid Abdulkadir Geylani’nin neslinden ve tarikatından olan Şeyh Mehmet Geylani ve kardeşi Şeyh Ali Geylani tarafından fetihten sonra mescit ve zaviye olarak tesis edilmiştir. 1850 yılına kadar etrafında ki arpacı dükkanlarından dolayı ‘’Arpacılar Mescidi’’ olarak anılmaya başlamıştır.  II. Mahmut tarafından 1830’da yeniden inşa ettirilmiş olup günümüzde cami olarak kullanılmaktadır.

Ayrıca resimlerinizi  en hızlı şekilde  Mescidin hemen sırasında ki RIFAT TUNÇ’ da bastıra bilirsiniz. 
ARPACILAR MESCİDİ

 Sultan IV. Mehmed'in annesi Valide Hatice Turhan Sultan’ın  türbesi . Yeni Caminin  kara kısmında dır. Türbenin  yan sokak içinde ki duvarında Rukiye Kadın Hayratı bakımsız durumdadır. Türbe’den az ileride Şeyhülislam Hayri Efendi Caddesi üzerinde yine  Hatice Turhan Sultan tarafından 1663 yılında yaptırılmış olan Valide Hatice Turhan Sultan  Çeşme ve Sebili halen işlevini görmektedir.

                         VALİDE HATİCE TURHAN SULTAN TÜRBESİ

HATİCE TURHAN VALİDE SULTAN
l. İbrahim’n eşi ve IV.Mehmetin annesidir. İstanbul’daki en büyük sultan türbelerinden biri olan Hatice Turhan Sultan Türbesidir ve çevresinde beş Osmanlı padişahının mezarı bulunur. Osmanlı hanedanından birçok kişinin mezarı da bu bölgededir. 47 penceresi olan Türbede; Hatice Turhan Sultan, II. Mustafa, I. Mahmut, III. Ahmet ve IV Mehmet’in sandukaları bulunur. Ayrıca türbe içinde çok sayıda şehzade ve sultanın da mezarı vardır.

TÜRBE GİRİŞİ KAPISI

RUKİYE KADIN ÇEŞMESİ (H.1151- M.1738)
Hatice sultan için annesi Rukiye  kadın yaptırmıştır. 






VALİDE HATİCE TURHAN SULTAN ÇEŞMESİ VE SEBİLİ

Türbeden içeriye girildiğinde iş hayatında Sultanhamam Üniversitesi olarak anılan Sultanhamam  meydanına ulaşılır.

SULTANHAMAM

Bizans ve Osmanlı dönemlerinden itibaren ticaret bölgesi olan semt 17.y.y. Valide Hatice Turhan Sultan tarafından yaptırılan hamamdan sonra Alaca hamam, Haseki hamamı (daha sonra yerine iş bankası yapılmış) ve Yıldız Dede hamamından sonra semt SULTANHAMAM olarak anılmaya başlamıştır.

Türk tekstilinin merkezi buradadır. Burada iş hayatına çıraklıktan başlayıp  günümüz de sanayi devi olan pek çok firma  mevcuttur.

CANAVAR TEKSTİL AŞ’nin ünü dünyaya yayılmış olan MAJESTİK KURDELALARI’ nın temelleri de yine bu piyasada atılmıştır.

Pek çok firmanın sahibi Sultanhamam üniversitesinden yetişmiş olup burası adeta bir okuldur. Sultanhamam’ ın kendine has bir kültürü bulunmaktadır. Buradan yetişen esnaf adeta kendini farklı düşünmektedir ki , bunda da  haksız da sayılmaz. Sultanhamam’ın tozunu yutan' ın  bir daha buradan ayrılamadığı da bilinmektedir.  
                            MEŞHUR SULTANHAMAM HAMALLARI




           1. VAKIF HAN 
I.VAKIF HAN
Mimar Kemaleddin Bey tarafından 1911 yılında tasarlanmış 1918 yılında da yapılmıştır. Han’ın zemin katında banka şubesi bulunmaktadır. Üst katlarda ise 50 adet büro odası bulunmaktadır.

Yönümüzü tekrar Valide Hatice Turhan Sultan  Çeşme ve Sebiline çevirip Hamidiye caddesin de ilerlemeye  başladığımızda  sağda sokak içerisinde İstanbul Ticaret Borsası,  ve az ileride cadde üzerinde 4. Vakıfhan 
bulunmaktadır. 

4. VAKIF HAN

4. VAKIF HAN
 Hamidiye Caddesi üzerinde yer alan han . I. Abdülhamit Külliyesi’nin yerine 1911 yılın da  Mimar Kemalettin bey tarafından yapımına başlanmış olsa da inşaatı savaş nedeniyle yarım kalmış olup İstanbul’un işgali sırasında Fransızlar tarafından karargah olarak kullanılmıştır. 

Cumhuriyet döneminin önemli ticari yapılarından biriydi. Günümüzde otel olarak kullanılmaktadır. 

Bu kesim Sirkeci olarak anılmaktadır. Roma döneminde ‘Region’ adıyla anılan Sirkeci de o tarihlerde şimdi ki vapur iskelelerinin olduğu yönde Neorion ve Prosforion adında iki tane liman bulunmaktaydı.

Tren garı (küçük müzesi)  , Hocapaşa cami ve  hamamı Sirkeci’nin tarihi yapılarıdır.

Ayrıca  Büyük Postane caddesi üzerinde tarihi Büyük Postane ve müzesi bulunmaktadır.

                                              BÜYÜK POSTANE
BÜYÜK POSTANE (POSTA VE TELGRAF NEZARETİ BİNASI)
Milli Mimari akımının en önemli isimlerinden biri olan Vedat Tek’e ait olan bu bina 1905-1909 yılları arasında inşa edilmiştir. 4 katlı bir binadır.
Bina 1927-1936 yılları arasında İstanbul Radyoevi olarak da hizmet etti. 1958 yılında tamamen posta ve telgraf işlerinde kullanılmaya başlandı. Günümüzde İstanbul Avrupa Yakası PTT Başmüdürlüğü olarak hizmet etmekte, giriş katında ise tam teşekküllü bir postane (Sirkeci PTT Merkezi) yer almaktadır. İçinde ülkenin iletişim ve telekomünikasyon tarihi hakkında bir müze de barındırır. (SİRKECİ PTT MÜZESİ olarak ETİKETLER bölümünde detayları mevcuttur.)














KAYNAKÇA: Prof. Dr. İlber ORTAYLI -İstanbul'dan Sayfalar
                      Haldun HÜREL -İstanbul Nasıl Gezilir.